Bir Mühendisin Notları

Anasayfa » Genel » DAVULCU REMO

DAVULCU REMO

admin 26 Ekim 2010 1.064 Kez Okunmuş Yorum Yok

636_davulcu_remo1İşte biz böyle bir ülkede yaşıyoruz. Cehaletin diz boyu olduğu, din sömürüsünün alabildiğine yapıldığı bir garip memlekette; yani Türkiye’de…

Aşağıdaki yazıyı usta Bekir COŞKUN kaleme almış; bana e-posta ile geldi. Gâvur, kâfir diye aşağıladığımız ecnebi küffar, bilimde bilmem kaçıncı kez çağ atlarken, bizler, yani dinimizle öğünmekten başka hiçbir şey bilmeyen “mü’minler”, “hak din mensupları”, onların teknolojik gelişmelerini artık uzaktan bile izleyemiyoruz. Zira bilgimiz yetmiyor. Çünkü toplumun idrakini, algısını hurafelerle o denli yıkamışız ki ve hâlâ bu yobazlık zehrini zerk etmeye o denli büyük bir iştiyakla devam ediyoruz ki, Türk Milleti’nin anlama kapasitesi neredeyse yok oldu.  Toplum önderleri, yöneticilerimiz, iktidar mensupları fabrikasyon imalatla imam yetiştirmeyi en büyük marifetten sayıyor. Ancak imam yetiştirdikçe, din şırıngası arttıkça toplumumuz pir-u pak olacağına Türkiye, ne tezattır ki, bir suç ve cinsel istismar cenneti haline dönüşüyor.

OYSA TOPRAĞI SIKSAN ŞÜHEDA FIŞKIRAN ÜLKEMDE ARTIK HACI, HOCA, CEMAAT TARİKAT, İMAM, MÜFTÜ FIŞKIRIYOR…

FIŞKIRIYOR FIŞKIRMASINA DA, TRİLYON DEĞİL, KATRİLYON DEĞİL KENTRİLYONLAR İÇİNDE YÜZEN BU “ÖTE DÜNYA SAVAŞIMCISI FAKİR FUKARA GARİP GUREBA DOSTU(?!)” HACI, HOCA, İMAM, MÜEZZİN TOPLULUĞUNU AZICIK DEŞTİN Mİ ALTINDAN ÖYLE BİR PİSLİK ÇIKIYOR Kİ, HER HALDE 1400 YIL ÖNCE TERTEMİZ VE EVRENSEL BİR ÖĞRETİ MUŞTULAYAN VE TARİHİN EN BÜYÜK DEVRİMCİLERİNDEN BİRİ OLAN PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMET’İN KEMİKLERİ SIZIM SIZIM SIZLIYORDUR ZAHİR.

Sözüm dindarlara değil, din pazarlamacısı teröristlere…

Dinci gazetelerde, tv’lerde millete ahlâk, erdem, iman nutukları atıp torunu yaşında kızlara sarkan aşağılık şerefsizlere…

Yandaş medya kanallarında iktidara sabah akşam yağ çeken her dönemin adamı yazar çizer müsveddelerine…

Ve her gördüğü sakallıyı dindar zanneden benim zavallı halkıma…

Uyanmazsanız, yakın bir gelecekte bu topraklar üzerinde Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet kalmayacak…

Ve şimdi kurtarıcılar olarak sizlere yutturulan ABD ve AB’li hamilerimiz “zamanı geldiğinde” yüce ATATÜRK’ün bir çırpıda kaldırdığı kapitülasyonlardan çok daha tumturaklısını tepemize dayatacaklar…

“Ne oluyor yahu?” dediğinizde artık çok geç kalmış olacağız.

İşte Usta’nın yazısı:

DAVULCU REMO’DAN BU YANA…

DAVULCU Remo”nun, davul çalarken sağ ayağını kaldırıp tokmağı ayağının altında davula vurması, Samuel Morse”nin elektrikli telgrafı icat etmesine denk gelir…
(………)
Kütahya köylülerinin bir keçinin sırtına yazılmış “ayeti” görmeleri ve keçiyi kaptıkları gibi kaymakama götürmeleri, kaymakamın da bunu “Adı geçen keçiye ne gibi bir işlem yapılmasını” bir yazıyla merkeze sorması ise Çinlilerin pirinçteki gen sıralamasını bulmalarına rastlar…
(………)
Şıh Hakkı Hazretleri”nin, müminlerin oval bir cismi okşamaları ya da ortasında delik olan yuvarlak bir cisme “manalı” fazla bakmalarının imanı bozacağını tebliğ etmesi de İskoç asıllı John Baird’in televizyonu icat etmesiyle eşzamanlıdır…

Sene 2010…
– Son bir yılda insan epigenomunun şifresi çözüldü…
– Görme engelliler için göz yerine geçen mikroçip yapıldı…
– Bilim adamı robot, Aberystwyth Üniversitesi”nde çalışmaya başladı…
– NASA, Ay”da su bulunduğunu açıkladı…
– Maryland Üniversitesi”nde, atomun içindeki veriyi bir metre uzaklıktaki kabın içine ışınlayarak taşıdılar…
– Büyük Hadron çarpışması ile yerkürenin sırrı aralandı…
– Subaru teleskobu, komşumuz yeni bir gezegen buldu…
– Başta Alzheimer ve kemik erimesi olmak üzere 27 hastalığa çare buldu elin adamı…
Tüm bunlar ise; Türklerin “imam” yetiştirip, onlardan bilgisayarcı, matematikçi, fizikçi, kimyacı, bilim adamı, vali, doktor, mühendis, yargıç yapmak istemelerine denk gelir…

İşte siz kaç gündür “üniversiteye girişte katsayı kavgası” ile bunu izliyorsunuz…
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakan”ı, Milli Eğitim Bakanı, yandaş YÖK Başkanı, kimi profesörleri, kimi aydınları…
Hâlâ çocuklara “imam” eğitimi verip, onlardan “her şey” yapmak için kavga ediyorlar…
Ama ne yapacaksınız…
Dünyanın en gözde, en cennet toprakları üzerinde, durup dururken “çağdışı” kalmaz insan…
Kalmışsa bir sebebi olmalı…
Bir sebebi…

26 Ekim 2010 – Samsun

 

Twitterda PaylaşBu Yazıyı Twitter'da Paylaş Facebookda PaylaşBu Yazıyı Facebook'da Paylaş

Bir Cevap Yazın

  • Kullanıcı Girişi

    Kullanıcı Girişi
  • Bumerang

    Bumerang - Yazarkafe
  • @akilakaydin

  • Anlık Ziyaretçi Sayımız


    Yandex.Metrica
  • Arşiv